24 Mayıs 2011 Salı

Siyaset’te “Kaset” söylemi




Günlerdir…
Kaset aşağı, kaset yukarı,
Sar ileri, al geri,
Kaset konuşuluyor!
Pes!
***

Oysa sorun kaset değil.
Sorun kasetin içindekiler de değil!
İster “okyanus ötesi”nden gelsin
İster “Akdeniz”,
İsterse “Marmara”, “Ege”, “Karadeniz”
Ne fark eder?
Sorun, siyaseti şekillendirmek için “kaset” kullanımına siyasetin verdiği “evet” cevabı değil midir?
***

Özel hayat nedir?
Genel hayat neye denir? diye düşünüp…
üşenmeden, oturup açılım yapan…
üstelik…
ve dahası…
kamusal alan/özel alan arasındaki “ihtilafı” bile ortadan kaldıramayan siyaset kurumunun,
el, bel, dil” üçlemesinde yeni bir söylem geliştiren siyaset dili değil midir sorun?
***

Söz konusu kaset olunca,
Kullanılan dilin bayağılaşması,
Açıklamaların basitleşmesi,
Şerefin, haysiyetin pervasızca yakası açılmadık imaların içine serpilmesi
Ve dahi,
en yakası açılmadık “İçerik analizleri”nin kulislerde yapılması,
 “yeni siyasetin, yeni söylemi” olarak kabul görmeli midir?
***

Açıkça,
Namussuzca,
Alçakça,
Birileri çıkıp beni tehdit ettiği vakit,
Siyasi iktidar “beni”;
sen” ve “o”nun yanına eklemlenmiş basit bir kişi zamiri olarak algılarsa…
Gereğini yapmazsa…
Tehdit’i ortadan kaldırmazsa…
Ne olur?
***

Yaşayıp göreceğiz!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder