27 Nisan 2011 Çarşamba

12 Eylül ve Dava İhale Kurumu

Ben bir Kamu İhale Kurumunu bilirdim.
Yanılıyormuşum!
Bir de Dava İhale Kurumu varmış…
Onu da 7 Nisan tarihli gazetelerden öğrendim. 
***
Bakın “yoğun gündemin” gürültüsü patırtısı arasında kaynadı gitti…
Türkiye’yi “ileri demokrasi” düzenine taşıyan 12 Eylül referandumunun üzerinden tam 7 ay geçtikten sonra nihayet 12 Eylül Darbesine yargı yolu açılmış…
Tam 7 aydır düşünen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nihayet kararını vermiş; düğmeye basmış…
Tam da 12 Haziran seçimlerine 2 ay kalmışken…
Ne diyelim; hayırlı uğurlu olsun! 
***
Olsun da; gelin şimdi şu süreci bir inceleyelim…
Soruşturmayı kim yapacak?
Zaman gazetesinin haberine göre soruşturma için “belirlenen” isim savcı Murat Demir!
Yani ihale ona kalmış! 
***
Murat Demir’i tanıyalım o halde…
Uzun yıllar adalet müfettişi ve başmüfettiş olarak görev yapmış.
İleri Demokrasi ürünü olan 2010 model HSYK’nın 06 Ocak 2011 tarihli kararnamesi ile Ankara Cumhuriyet Savcılığına getirilmiş.
Memur suçları savcısı olmuş…
Kısa zamanda tüm yetenek ve hünerlerini göstermiş olacak ki, göreve başladıktan tam bir ay sonra en az “Ergenekon soruşturması” kadar prestijli(!) bir başka soruşturmanın başına atanmış…
***
Anlaşılan o ki, yeni savcımız da “nerede hareket orada bereket” diye düşünenlerden…
Soruşturmanın başına geçer geçmez ilk işi “devlet Arşivleri”ni basmak olmuş…
Genelkurmay’ın “kozmik odası”ndan sonra devletin “kozmik odası”da polis kontrolüne geçmiş böylece…
Zaman gazetesi muhabiri Metin Arslan imzalı 8 Nisan tarihli habere göre, ele geçirilen dokümanlar(!) arasında dönemin Milli Güvenlik Konseyi üyeleri tarafından imzalanan bazı evraklar ile verilen talimat ve genelgeler varmış
Konseyin emriyle kurulan Bakanlar Kurulu talimatları da yine ele geçen belgeler arasındaymış… 
*** 
Ve yine Zaman gazetesinden öğreniyoruz ki, hazırlanacak olan iddianame sadece darbeyi gerçekleştiren Mili Güvenlik Konseyi üyelerine yönelik olmayacakmış!
Darbe emrini veren kuvvet komutanlarının yanı sıra, emri uygulayan sorumlu polis, asker ve bürokratlar da soruşturma kapsamına alınacakmış…
***
Alın size ucu açık bir soruşturma daha…
Hangi polis, hangi asker, hangi memur soruşturmaya dahil edilecek?
Örneğin “uyuyan bakan” olarak hepimizin gönlünde taht kuran tontiş mi tontiş eski kültür bakanımız Atilla Koç, 12 Eylül darbesi esnasında Nusaybin Kaymakamı olarak görev yapıyordu…
Siyasi yasaklarla birlikte Nusaybin Kaymakamlığının yanı sıra belediye başkanlığı görevini de yürüten Koç, hazırlanacak olan iddianamede kaç numaralı sanık olarak yer alacak?
Hazır vekilliği bittiğinden dolayı dokunulmazlığı da olmayacakken kendisini tutuklu olarak görecek miyiz? 
***
Mesela Mehmet Ağar…
Soruşturma da yer alacak mı?
Ya da Abdülkadir Aksu?
Bu liste uzar gider… 
***
Peki, ya askeri kanat?
Savcının Zaman gazetesine yaptığı açıklamalardan anlaşılan o ki, iş kuvvet komutanlarıyla kalmayacak…
Emir komuta zinciri içinde görev alan herkes soruşturmaya dahil edilecek mi?
Malum Ergenekon soruşturması kapsamında TSK’nın üst düzey yönetim kadrosunun büyük bir kısmı demir parmaklıklar ardında…
Öyle anlaşılıyor ki, “12 Eylül” soruşturmasıyla da geri kalan kısmı derdest edilecek!
Zira 12 Eylül darbesinde teğmen, üst teğmen olanlar bugün general rütbesine ulaşmış durumdalar! 
***
İddianameyi en erken 6 ay, en geç bir yıl içerisinde tamamlayacak olan savcı Murat Demir’in dalga dalga gelmesi muhtemel arama ve gözaltı operasyonlarını da merak etmiyor değilim!
Misal dönemin Bülent Ulusu hükümetinde ekonomiden sorumlu Bakan olarak görev alan rahmetli Turgut Özal’ın anıt mezarına baskın düzenlenip, gizli belge ve mühimmat aramak amacıyla kazı yapılırsa ne olur?
Şamata olur!
Ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne baskın yapılsa ne olur?
Öyle ya dönemin Milli Güvenlik Konseyi, Kurucu Meclis ve Danışma Meclisi tutanakları savcılar için birçok yasadışı eylem ve planın deşifre edilmesi için altın değerinde olamaz mı?
TBMM arşivinde yer alan bu tutanaklar da “TBMM’den ele geçirilen dokümanlar” olarak bir dvd’de toplanıp sanık avukatlarına verilse ne olur?
Gırgır olur! 
***
Hadi canım demeyin!
Burası Türkiye…
Bal gibi olur…
Bakın Fehmi Koru köşesinden “Milli Güvenlik Kurulu tutanakları incelenmelidir” şeklinde buyuruyor ve ekliyor; “acaba son 50 yıl boyunca ülkemizi karıştıran siyasi suikastlar ve kitle eylemleri için de MGK’da kara alınmış mıdır? 
***
Şimdi 12 Eylül gibi toplumun -Fehmi Korugiller haricinde- tüm kesimlerini etkileyen böylesine önemli bir soruşturmayı yürüten savcılık makamı bu yazıyı bir ihbar kabul ederse ne olur?
Makara olur!

***
Bütün bunlardan sonra vardığım nokta şudur ki, 12 Eylül referandumu ile birlikte adeta bir dava ihale kurumuna dönen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, şüphesiz kendine en uygun olan savcıyı belirleyerek, görevlendirmiştir.
Tıpkı eski Ergenekon savcısı Zekeriya Öz gibi, Ankara’nın da artık sansasyonel bir savcısı olmuştur.   
***
Fakat Türkiye’de sözde demokrasi dönüşümünü gerçekleştirmeye çalışanların bir hesabı daha var;
-Her ne kadar görevden el çektirilmiş gibi dursa da- Zekeriya Öz ve Murat Demir’in yanına eklenecek bir başka isimle yargı troykası tamamlanırsa toplum için köklü bir değişim ve özgürlük umudu doğabilir…
Ve kuşkusuz bu isimde daha önceki darbeci HSYK tarafından yetkileri elinden alınan Ferhat Sarıkaya’dır
Beklenti Sarıkaya’nın özel yetkileriyle birlikte Ankara’ya atanarak bu soruşturmada görev almasıdır…
Yargıda özgürlük, Türkiye’de demokrasi troykası bu şekilde mümkün olabilir ancak!
Ve bu yönde haberlerin sütunları işgal etmesi de uzak değildir… 
***
Askerde bir söz vardır “emir demir’i keser” diye…
Bakalım HSYK’dan aldığı emirle harekete geçen Murat Demir’e ne olacak? 
Zekeriya Öz nelere imza atacak
Ve Ferhat Sarıkaya nerede görevlendirilecek?
Zaman her şeyi gösterecek…
Biraz sabır! 
Meraklısına küçük bir not: 12 Eylül ile ilgili gelen şikâyetleri inceleyip “takipsizlik” kararı veren Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Hamza Keleş’in yetkileri HSYK tarafından geçtiğimiz günlerde elinden alındı. Hamza Keleş’in de Ergenekoncu olduğu önümüzdeki günlerde ortaya çıkabilir…
İzlemekte fayda var! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder